İKİGAİ VE ASTROLOJİ, YAŞAM AMACININ GÖKYÜZÜNDEKİ İZLERİ

 





Günler geçiyor.

Takvim yaprakları düşüyor.

Zaman, fark ettirmeden omuzlarımızdan kayıp gidiyor.

Peki bir ömür nasıl yaşanmalı?

Yaşamak ile var olmak arasındaki o ince çizgi nerede başlar?

İnsanlık yüzyıllardır bu sorunun etrafında dönüyor. Kimi dönemlerde yanıt, ilahi düzenin içinde saklı görüldü; sade, mütevazı ve kaderle uyumlu bir yaşam iken modern çağlarda  bireyin üretebildiği maddi değer ve toplum içinde kazanabildiği saygınlık  övüldü. Kimi coğrafyalarda ise anlam, bireyin kendi varoluşuna verdiği bilinçli yönle ölçüldü.

Doğu’da, özellikle Japon kültüründe “ikigai” olarak adlandırılan yaşam felsefesi — insanın sabah uyanma sebebi — yalnızca bir motivasyon öğretisi değil; uzun ve nitelikli bir ömrün anahtarı olarak kabul edilir.

Bu yazıda, Doğu kültüründeki bu yaşam felsefesini astrolojik sembolizm çerçevesinde ele alacak; Batı düşüncesindeki benzer arayışlarla karşılaştırarak kültürlerin “iyi yaşam” tanımını nasıl kurduğunu inceleyeceğim. Çünkü bir ömrün değeri yalnızca süresinde değil, hangi bilinçle yaşandığında saklıdır..

 

Kültür, Medeniyet ve Astrolojik Semboloji

 

Kültür ve medeniyet kavramları ele alındığında, sembolik düzlemde iki sembol öne çıkar: Jüpiter ve Satürn.

Jüpiter; yazılı olmayan kuralları, etik anlayışı, inanç sistemlerini ve toplumsal değerleri temsil eder.

Satürn ise; yazılı kanunları, toplumsal sınırları, cezaları ve kurumsal yapıları anlatır.

Bir toplumun yaşam anlayışı, çoğu zaman bu iki ilkenin nasıl dengelendiğiyle şekillenir. İnanç ile yasa, ideal ile düzen, anlam ile yapı arasındaki ilişki… Medeniyet dediğimiz şey tam olarak bu gerilim alanında doğar. Ayrıca bu iki gök cismi bağlantılar kurar ve kendi sembolleri bağlamında insanları, toplumları, kültürleri ve medeniyetleri birbirine bağlarlar.

Burçlar düzleminde bakıldığında, Yay ve Oğlak arketipleri bu iki prensibin sembolik izdüşümünü taşır. Yay ufku genişletir, etik ve ahlaki değerleri anlatırken, oğlak çerçeve çizer, kural koyar ve sınırlandırır. Astroloji dilinde yay ve oğlak burçları birbirlerine antisya (yansıma)ilişkisinde olan 2 burçtur. Biri ufku açarken diğeri form kazandırır.

 

Bu yazımda ikigai felsefesini incelerken; astrolojik sembolizma ile natal haritalara ait olan gezegen, burç ve ev temalarını hep birlikte ele almayı planlıyorum.

Bu metni kaleme alırken, son dönemde okuduğum Ikigai kitabının ilham verdiğini belirtmek isterim. Ancak mesele yalnızca doğu kültürüne ait  bir yaşam reçetesi sunmak değil; farklı kültürlerin “iyi yaşam” tanımını nasıl kurduğunu anlamaktır. Bu sebeple İkigai felsefesinin tanımından yola çıkarak batıdaki anlamı ve Japon kültüründeki uygulanışı arasındaki bağlantıları ve farklılıkları astrolojik semboller ile keşfetmek amacındayım

Çünkü bir ömrün değeri yalnızca süresinde değil; hangi bilinçle yaşandığında saklıdır.

 

 

 

İKİGAİ NEDİR? ASTROLOJİK SEMBOLİZM İLE İNCELEME

 

Japon “Ikigai (生き甲斐)” felsefesi. Türkçe’ye genelde “yaşam amacı / yaşama sebebi” diye çevrilir.

Ikigai nedir? Kitapta ikigainin tanımı:

 

‘Ikigai, sabah yataktan kalkmak için bir nedenin olması demektir. Japon kültüründe bu, insanın hayatına anlam, yön, canlılık ve süreklilik veren şey olarak görülür. Büyük bir kariyer hedefi olmak zorunda değildir; bazen sevdiğin bir işi yapmak, birine faydalı olma, bir becerini geliştirmek, günlük hayatta seni canlı hissettiren küçük bir uğraş bile bir insanın ikigai’si olabilir.’

 

Astrolojik sembolizma ile  Ikigai’ye giriş yapalım.

 

Batı’da Ikigai genelde şu dört alanın kesişimi olarak anlatılır:

Sevdiğin şey (Venüs burcu bulunduğu ve yönettiği evler)

İyi olduğun şey (Yeteneğin) (2.evde neler var?)

Toplumun ihtiyaç duyduğu şey ( kolektif etki)(12. Ev )

Karşılığında para kazanabileceğin şey (Mesleğin) (6. Ev, ay ve Satürn konumları)

Bu dört alanın kesiştiği alan Ikigai olarak tanımlanır.

Bu noktada batının İkigai görüşünün başarı ve kariyer odaklı olduğunu, toplumdaki imajla bağlantılı olduğunu ve bütün bunlara 10. Ev temalarını da eklemek gerektiğini söyleyebiliriz. Batının bakışıyla İkigai ; sevdiğin ve yeteneklerine uygun işi yap, bundan para kazan başarılı ol hedeflerine ulaş saygınlık kazan..  Tüm bunlar ile kolektif bir katkı sağla şeklinde özetlenebilir. Batının anlayışında realist bir yaklaşım olduğunu söyleyebiliriz. Sevdiğin şey ve yeteneklerine uygun olan şeyi maddiyata çevirme… Astrolojide realizm denince akla gelen gök cismi Venüs’tür ve Venüs’ün diğer anlamlarında sevdiğimiz haz aldığımız her şey ve maddi konular da vardır.

 

Batı kültüründe İkigai yorumu daha sistematik ve işlevsel bir kariyer modeli gibidir.  Japon kültüründe ise  İkigai yaşamın ritmi ile iligidir.

 

Japon kültüründe ise anlamı biraz daha farklıdır. Japonya’da Ikigai sadece “kariyer” odaklı değildir:

Süreklilik ve sabır (kaizen ruhu) (Satürn)

Günlük hayatta mutlu olmak ( 6. Ev, Güneş )

Ustalık geliştirmek (shokunin bilinci) (6. Ev ve Satürn, Jüpiter)

Toplumsal fayda (12. Ev, Satürn, Jüpiter) gibi değerlerle iç içedir.

 

Bu sembolojiyi incelediğimizde toplumsal gök cisimleri olan Satürn ve Jüpiter’in ön plana çıktığını görebiliyoruz. Satürn’ün yanlış bilinen arketipinde ele sopalı, sıkıcı bir öğretmen olsa da hayat düzeninde satürnyen öğeler olan, disiplin, sabır, ustalık, süreklilik gibi prensipler, toplumsal faydaya göre hareket edebilmek İkigai felsefesinde önemli bir noktaya dönüşüyor. Okinawa’daki uzun ömürlü insanların yaşam şekli de ikigai felsefesiyle sık sık ilişkilendirilir. Okinawa dünyada en uzun ömürlü insanların yaşadığı yerlerden biridir. Ve Satürn astrolojide uzun ömür ile de ilişkilendirilen bir gök cismidir. Disiplinli rutinler, toplumsal aidiyet ve sürekli hareket hali bu sembolizmi destekler.

 Diğer yandan Jüpiter ise toplumsal bağlar, ustalık, bilgi kültür deneyim ve yayılma  anlamlarıyla  toplum içindeki olumlu durumun tüm bireyleri kapsayan soyut bir iyilik haline dönüşmesini simgeleyebilir..

 

İkigia’nin diğer önemli kavramı amaç duygusudur. Amaç duygusu insanı hem zihinsel hem fiziksel olarak canlı ve sağlıklı tutar. Her sabah bir amaç için uyanmak harekete geçmek ikigai’nin sağlıklı, neşeli ve iyi yaşam için ortaya koyduğu yoldur.  Astrolojik sembolizmada güneş sağlık, canlılık, bilinç ve mutlulukla ilişkilendirilir. Astrolojide Güneşin dostu ise marstır. Mars hareket irade hedef koyma, insiyatif alma ve engelleri ortadan kaldırma prensibidir. Hedeflerimizi gerçekleştirmek bizi mutlu eder. Spor yaptığımız veya daha hareketli olduğumuz günlerde kendimizi daha enerjik ve sağlıklı hissederiz. Ayrıca hareketli olmak genel sağlık üzerinde de olumlu etkilere sahiptir. Okinawa örneğine dönersek; Güneş, Mars Satürn Jüpiter dengesinin hayata yansımasını daha net anlayabiliriz. Okinawa’da yaşayan herkes sürekli hareket halindedirler ve işlerini aksatmadan yaparlar. Her güne ait basit de olsa tamamladıkları işleri bulunur. 100 yaşını geçmiş bireyler bile tarlalarda çalışmaya ve gündelik hayata aktif olarak katılmaya devam ederler. Burada astroloji haritalarının 6. Evi yani enerji harcadığımız, günlük yaşamımızın rutinlerimizin, mesleğimizin  etkisi de ikigai felsefesinden ayrılmaz bir kavrama dönüşüyor. Tüm bu sinerji toplumsal anlamda her bireyin kendini bütünün parçası olarak hissetmesi ile bütünsel bir iyilik durumuna dönüşüyor.

 

 

İkigai, “Sabah beni yataktan çıkaran şey nedir?” sorusunun cevabıdır. Bu bazen büyük bir ideal, bazen de her gün tekrar ettiğin küçük ama seni hayata bağlayan bir rutindir.

 

 

Ben ikigaimi astrolojide buldum.

Astroloji benim için yalnızca bir bilgi alanı değil; her sabah beni masanın başına oturtan, araştırmaya iten, sembolleri çözmeye çağıran bir alan. Yazmak, okumak, harita analiz etmek…

Ve belki de mesele tam olarak bu. İkigai büyük bir hedef olmak zorunda değil. Bazen sadece tekrar tekrar dönmek istediğin şeydir. Zaman akıyor. Takvim yaprakları düşmeye devam ediyor. Ama artık sorum şu:

Bugün beni yataktan kaldıran şey ne?

Eğer bu soruya verecek bir cevabımız varsa, belki de gerçekten yaşıyoruz.

Yorum Gönder

0 Yorumlar